ERSİN TOKER

029

Sözcüklerim, ayak izlerim benim.
Dönüp arkama baktım. Zamanın aynasına dokunan gözlerimle yürüdüm. Gökkuşağımsı köprülerden geçip gittim. Bana ses verdiler, onları buldum. Hangi taşın altını kaldırdıysam; bilmeden, farkına varmadan,  kendiliğinden, acemice, yaşar gibi bıraktığım sözcükler, yosundan kozalarının içinde uçuşmaya hazır kelebekler, beni bekliyorlardı. Dilimle dokundum, ağzıma doluştular. Kırların içinde meraklı, yasaksız, ıslıklarla koşuşturan yaramaz çocukluğum gibi özgür; sokakları dalgalandıran gençliğim gibi isyankârdılar. Yanımda getirdiğim, evcilleşmiş, gelgitlerin köşelerini törpüleyip yuvarlaklaştırdığı çakıltaşlarına vurdum onları, çoğaldılar.

***

“Şöyle bir cümle kurdum” demeyi hiç benimseyemedim ben. “Cümle kurmak”, sözcüklere belli kılıflar giydirerek ardı ardına dizelemek, onları önceden belirlenmiş kalıplar içinde tutsak etmek gibi geliyor bana. Yapılan bu değilse de, önceden ortaya konan niyet onu işaret ediyor sanki. Biriktirdiğim, kumbarama doldurduğum sözcükleri başına buyruk bırakmak istiyorum, yapabildiğim kadarıyla. Onları birer birer ortalığa çıkarıp dökmek yeterli gibi geliyor. Nasılsa kendi aralarında anlaşıp, söylenmek isteneni en anlaşılır biçimde ifade etmeyi bilir sözcüklerim.

Sesli okumalara…

Reklamlar

ERSİN TOKER” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s